Başlık iddialı gibi duruyor ama bence fazlasını hak ediyor. Mersin sahil yolunda Aydıncık Belediyesi sınırları içerisinde bulunan mağara bir dünya harikası, daha doğrusu yeraltı dünya harikası.

Gilindire Mağarası’na, (Aynalı Göl Mağarası) Mersin sahil yolunda ilerlerken “Dünyanın 8. Harikası” tabelasını görür görmez hemen saptık. Yaklaşık 2-3 km yoldan sonra deniz kenarında konuşlanmış harika bir yer. 1999 yılında keşfedilmiş (İddialara göre bir çoban sayesinde), yapılan çalışmalar sonucunda 2009 yılında ziyarete açılmış. İlk önce Aydıncık Belediyesi, sonra Kültür Bakanlığı, devamında Milli Parklar Dairesi işlettikten sonra, en sonunda Aydıncık Belediyesine kiraya verilmiş. Giriş ücreti 4,5 TL ve çocuklar ücretsiz. Büfe ve ufak bir restoran mevcut.

Mağara 555 metre uzunluğunda, 46 metre derinliğinde olunca ziyaret yaklaşık 1 saat sürüyor. Sıcaklık biraz düşük olsa da nem çok fazla olduğu için sırılsıklam terleyeceksiniz.


İçerisinde milyonlarca yıldan beri oluşan, sarkıt, dikit, sütun, perde damlataşları, akma taşlar ve mağara iğnesi bulunuyor. Bunlar o kadar farklı şekillerde ve boyutlarda ki, her şekli kafanızda mutlaka birine veya bir objeye benzetiyorsunuz. Büyülenmemek elde değil, sanki fantastik bir film setindesiniz ve kafanızda sanal gözlük var.

Yine içerisinde sarkıt olan Zeytintaşı ve Damlataş Mağaralarının en az 10 katı bir yer. Bu mağaraları ziyaret ettiğimde, görevli kişi, fotoğraf çekilmesine ve dokunulmasına asla izin vermemişti. Gilindire Mağarasında bu yasaklar söz konusu ama uyan pek yok. Zaten yeteri kadar görevli yok. Rehberin anlattığına göre ziyaretçilerden birisi en az 1 metre boyunda sarkıtı koparıp götürmek istemiş. Bu sarkıtın 1 cm’i 50 yılda oluştuğuna göre epey değerli bir taş oluyor.

Mağara yolunda ilerlerken kesinlikle vazgeçmeyin, sonuna kadar devam edin. Mağaranın en ucunda bir göl var ve bu gölün derinliği tam 47 metre. Dalgıçlar, suyun dibinde dikit ve sarkıtların devam ettiğini ve aslında bu görüntünün daha da güzel olduğunu söylemişler.

Yılın her günü açık olan Mağara’ya yaz aylarında daha fazla ziyaret oluyor. Aldığım bilgiye göre günde ortalama 750 – 1000 kişi ziyaret ediyormuş. Böyle bir yapının kesinlkle Unesco korumasına girmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yazıyı paylaşabilirsiniz.Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedIn