Amazon, Daha Türkiye’ye Gelmeden Titretti

Rekabet ortamı, sadece müşteriye değil, karşılıklı olarak hem üreticinin hem de tüketicinin kendisini geliştirmesini sağlıyor. Konum olan sadece internet ortamı için değil, hayatın her alanında rekabetin fayda sağladığı bir gerçek. Sanal Pazaryerleri olarak, Gittigidiyor ve N11‘den sonra Hepsiburada‘nın da dahil olmasıyla rekabet arttı. Sanal Pazaryerinin müşteri bakımından çok avantajı var ve en önemlisi sipariş verdiği ürünün parası direk üreticiye değil, ilk önce havuzda birikmesi ve memnun kaldığı zaman onaylaması. O yüzden, bir çok ulusal markanın hem kendi e-ticaret sitesi, hem de pazaryerlerinde mağazası bulunuyor.

Bir e-ticaret devi Amazon‘un Türkiye’ye gelişine dair ilk haber Haziran 2017’ye ait. Türkiye’de işe alım sürecinin başlaması ve Amazon.de’nin Türkçe dil desteğinin gelmesi gibi gelişmeler bunu gösteriyor.

Ondan sonra, ha bugün, ha yarın derken, dövizlerin orantısız artmasıyla birlikte 2018 Ağustos ayında, Amazon’un Türkiye planlarını bir süreliğine ertelediği haberi geldi. Tabi bu erteleme resmi bir yazı ile değil, Hürriyet Gazetesi yazarı Jale Özgentürk’ün haberine göre öğreniyoruz. Ne kadar ertelese de Amazon’un Türkiye’de eninde sonunda faaliyete başlayacağı bir gerçek. Marka ve servislerle ilgili tesciller yapılmış durumda.

Gelişinin biraz daha ertelenmesiyle birlikte, Türkiye’de faaliyet gösteren küçüğünden, büyüğüne kadar tüm e-ticaret platformlarının mevcut ve potansiyel müşterilerini kaptırmama yarışına girmeleri gerekiyor. Çünkü gelmesi beklenen Amozon, öyle böyle bir şirket değil (2018 ilk çeyrek hasılatı 51 milyar dolar). Aslında Amazon, çok daha önce 2011 yılında CicekSepeti.com’da azınlık hissesi alarak yoklama yapmıştı.

Arama motoruna “Amazon Türkiye” ile ilgili basit bir arama ile, Amazon bütün e-ticareti yutacak mı?, Amazon’da nasıl mağaza açılır? E-ticaret firmaları Amazon’la nasıl rekabet edebilir? diye onlarca başlık bulabilirsiniz.

Benim en çok dikkatimi çeken başlık, “E-ticaret firmaları Amazon’la nasıl rekabet edebilir?” Yazının sahibi Armut.com kurucu ortağı Erol Değim. Yazının içeriğinde, mevcut e-ticaret platformlarına bir dizi öneride bulunuyor.

* Bedava ve hızlı kargo

* Katma değerli müşteri hizmetleri

* Ürün montaj ve kurulum entegrasyonu

* Müşteri verilerinin daha verimli kullanımı

Ben yazı içeriğini çok beğendim, önerilere sonuna kadar katılıyorum ama 1 sn… Bunlar zaten olması gerekenler değil mi? Biz bunları müşteri olarak haketmemiz lazım, çile çekmeden alış veriş yapmamız gerekiyor, kargonun saç baş yoldurmaması lazım. İlla Amazon gelince mi, almamız gereken standart hizmeti almaya hak kazanacağız? O zaman yazımın başında dediğim gibi, iyi ki rekabet var!

Amazon, Türkiye’de yüksek mal çekerek, mağazalarla kolay iletişim kurarak, zaten yaptığı müşteri memnuniyetini devam ettirerek kargo olayını çözerse, o zaman rekabet tadından yenmez olur. Şimdi sadece resmi olarak gelmesini bekleyeceğiz.

Yazıyı paylaşabilirsiniz.Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Google+
Google+
Share on LinkedIn
Linkedin
Yazar hakkında

Blog yazmayı ve teknolojiyi seviyorum. Bu konuların birinin ihtiyacına cevap olması benim için yeterlidir.

Yazıya yorum bırak